FUE (Follicular Unit Extraction) : Saç Ekiminde Minimal İnvaziv Yöntem

     İlk kez 2003 yılında Dr. Rassman tarafından uygulanan ve sunumu yapılan bu teknikte, diğer klasik tekniklerde olduğu gibi başın arka kısmındaki saçlı deriden (donör bölge), strip (deri şeridi) alma yöntemi kullanılmadığı için verici (donör) alanda gözle görülebilir hiç bir  iz (skar) kalmamaktadır.
      FUE tekniği dışında kalan  klasik yöntemlerde (FUT:Follicular Unite Transplantation, FIT:Follicular Injection Technique), başın arka bölümündeki saçlı deriden ince uzun bir derişeridi kesilerek çıkarılmakta, daha sonra da bu bölge estetik bir dikiş yöntemi ile sütüre edilip kapatılmaktadır.


 

Çok gelişmiş ve deneyimli kliniklerde dahi bu donör bölgede ince de olsa bir skar(saçsız alan) oluşumu kaçınılmazdır.

FUE tekniğinde ise 1-4 saç kökü içeren foliküler üniteler altta görüldüğü biçimde ince uçlu biyopsi aparatları ve yine ince üçlu pensetler yardımıyla, verici alandan direkt ve bütün olarak çıkarılıp, ekim yapılacak bölgeye  transfer edilmektedir. Donör bölgedeki 1 mm. çaplı kanallar  birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşmektedir. Dolayısıyla bistüri ile kesme ve sütüre etme işlemi yapılmadığından bu alanda gözle görülebilir hiçbir iz kalmamaktadır.


Donör bölgeden mikro               Donör bölgenin operasyon sonrası görünümü  

 punch ile                

graft alımı

 

Donör bölgenin operasyondan 1 hafta sonraki görünümü

 

FUE yönteminin diğer klasik tekniklere göre üstünlüklerini şöyle sıralayabiliriz:

               1-Daha az kanama,

               2-Bistüri ile kesme ve sütüre etme yöntemlerinin    

                  kullanılmaması nedeniyle gözle görülebilir bir skar dokusu

                  oluşmaması,

               3-Daha kısa sürede iyileşme,

               4-Operasyon sonrası fiziksel aktivite kısıtlaması olmaması,

               5-Vücudun diğer bölümlerinden (göğüs, sırt, bacak v.b.)

                  alınan kılların  saçlı deriye nakil edilebilmesi (B.H.T:

                  Body Hair Transplantation)

          Fue tekniğinde ince uçlu biopsi aparatları ile verici alandan foliküler üniteler şeklinde 1-4 saç teli içeren yapıların bir bütün olarak ve köklere zarar vermeden çıkarılabilmesi işlemi son derece önemlidir. Bu nedenle Dünyada çok az sayıda klinik tarafından başarıyla uygulanabilen bu yöntemde  1 seansta (4-5 saat) en fazla 800 foliküler ünite nakli yapılabilmektedir. Uygulama zorluğu ve hassasiyeti nadeniyle FUE yöntemi ücretleri klasik yöntemlere göre birkaç kat fazla olmaktadır.Bunun dışında bu tekniğin bir diğer dezavantajı ise bir seansta sınırlı sayıda saç kökü ekimi mümkün olabildiğinden ancak küçük alan saçsızlıkları veya seyrekliklerinde tercih edilebilmektedir.

         Özet olarak FUE yöntemini uygulayabileceğimiz vakaları (endikasyonlar) şöyle sıralayabiliriz;

         1-Genç vakalar,

         2-Kısa saç stilini tercih eden vakalar,

         3-Minimal invaziv cerrahi yöntem isteyen vakalar,

         4-Günlük hayatında çok aktif olması gereken vakalar,

         5-Ense bölgesinde çizgisel dahi olsa bir skar oluşumunu istemeyen vakalar,

         6-Daha önce klasik yöntemlerle saç ekim yaptırmış, ancak ense bölgesinde ciddi skar oluşmuş vakalarda bu skarların restorasyonu,

         7-Özel bölgelerde (kaş, sakal, pubik bölge kılları) kıl kaybı olan kişilerde bu bölgelerin restorasyonu.

 

 

 

B.H.T.(Body Hair Transplantation): 
Dr.Rassman
tarafından geliştirilen FUE tekniğinin 2003 yılından sonra çok az sayıda klinikte de olsa başarıyla uygulanabilmesinden sonra saç ekiminde yeni bir ufuk açılmıştır. BHT tekniğinde vücudun saçlıderi dışındaki bölgerinden (göğüs, sırt, bacak, kol v.b), FUE yöntemine uygun biçimde kıllar çok ince uçlu biopsiler yardımıyla alınıp, ihtiyaç olan bölgelere (saçlı deri, kaş, sakal, pubik bölge) ekim yapılabilmektedir.

BHT tekniğinin henüz çok yeni olması ve vücudun tüm değişik  bölgelerindeki kıl köklerinin farklı olan yaşam sürelerinin tam olarak bilinmemesi nedeniyle bu tekniği uyguladığımız vakalarda bazı istenmeyen sonuçlar alınabilecektir. Bu konuda henüz yeterli araştırma ve sonuçlara sahip değiliz. Örneğin bazı vücut bölgelerindeki kıl köklerinde anagen süre çok kısa olup, telogen evre yıllar süren bir dönemi  kapsamaktadır. Bu da bu kılların kısa zamanda  4-5 cm. uzunluğa erişip, daha sonra telogen evrede bu uzunluğunu birkaç yıl koruduğunu ifade etmektedir.Eğer bu vücut kıllarını  telogen evrede alıp ekimini yapar isek bu kılların tekrar ekim yapılan bölgede uzamaya başlaması birkaç yıl sonra olabilecektir.

            Henüz yeterli araştırma sonucu ve veri bulunmaması nedeniyle BHT uygulanacak vakalar çok iyi seçilmelidir. Bu tekniği şimdilik yeterli verici saçı bulunmayan kişilere fazladan saç ekimi yapmak için kullanmaktayız.